Škoda, bağlantılı araç ve dijital servisler için siber güvenliği güçlendirmek amacıyla Upstream ile stratejik ortaklık kurdu.
Bağlantılı araç teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, otomotiv üreticileri için siber güvenliği artık ikincil bir BT konusu olmaktan çıkarıp doğrudan operasyonel dayanıklılık ve mevzuat uyumu meselesi hâline getiriyor. Bu çerçevede Škoda Auto, bağlantılı araçlar ve dijital servisler ekosistemini kapsayan siber güvenlik yaklaşımını güçlendirmek amacıyla Upstream Security ile stratejik bir iş birliğine gittiğini açıkladı.
Ortaklık kapsamında Škoda, siber tehdit istihbaratı, risk sinyalleri ve güvenlik verilerini tek ve merkezi bir ortamda toplayarak, kurum genelinde erişilebilir hâle getirmeyi hedefliyor. Amaç; erken risk görünürlüğü sağlamak, ekipler arası koordinasyonu artırmak ve uyumluluk süreçlerinde manuel iş yükünü azaltmak.
📲 Artık Haberler Size Gelsin
PistonKafalar’ın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler anında cebinize düşsün.
➤ Otomobil & Motosiklet Akışı (Hızlı Bildirimler) | Katıl → WhatsApp
➤ YouTube Test Sürüşleri & İncelemeler | İzle → YouTube
📩 İşbirliği ve reklam teklifleri için:
info@pistonkafalar.com üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bağlantılı araç ekosistemi yeni risk alanları yaratıyor
Günümüzde otomobiller yalnızca araç içi sistemlerden ibaret değil. Bulut altyapıları, mobil uygulamalar, şarj istasyonları, tedarik zinciri yazılımları ve kurumsal IT sistemleri, üreticilerin saldırı yüzeyini ciddi biçimde genişletiyor. Bu durum, OEM’ler için siber güvenliği bütüncül bir perspektiften ele almayı zorunlu kılıyor.
Škoda, Upstream iş birliğiyle bu dağınık yapıyı tek bir siber güvenlik çalışma alanı altında toplayarak, hem teknik ekiplerin hem de yönetsel birimlerin aynı risk resmini görmesini sağlamayı amaçlıyor.
Regülasyon baskısı: WP.29 R155 ve ISO/SAE 21434
Siber güvenlikte artan regülasyonlar da bu tür adımları hızlandıran önemli bir etken. UNECE WP.29 R155 ve ISO/SAE 21434 gibi düzenlemeler, otomotiv üreticilerinden yalnızca teknik önlemler değil; sürekli izleme, dokümantasyon ve karar süreçlerinin kayıt altına alınmasını da talep ediyor.
Upstream platformu sayesinde Škoda, bu gereklilikler doğrultusunda:
- Risklerin merkezi olarak izlenmesini,
- Bulguların ekipler arasında paylaşılmasını,
- Alınan aksiyonların belgelenmesini,
- Denetim ve uyumluluk hazırlıklarının sadeleştirilmesini
tek bir yapı üzerinden gerçekleştirebiliyor.
Kurum içi iş birliği ve erken uyarı avantajı
Şirketten yapılan açıklamaya göre ortaklık, Škoda bünyesindeki siber güvenlik ve mühendislik ekiplerinin aynı ortamda çalışmasını sağlıyor. Böylece yeni tehditler daha erken aşamada tespit edilebiliyor, bağlam paylaşımı kolaylaşıyor ve potansiyel risklere karşı daha proaktif aksiyon alınabiliyor.
Škoda Auto’da tehdit istihbaratı uzmanı olarak görev yapan Miroslav Sivous, iş birliğinin özellikle WP.29 R155 kapsamındaki yükümlülükler için kritik katkı sağladığını belirterek, bu yaklaşımın şirketin siber dayanıklılığını güçlendirdiğini ifade etti.
Upstream Security CEO’su Yoav Levy ise Škoda’nın proaktif yaklaşımının sektöre örnek teşkil ettiğini ve operasyonel mükemmeliyet ile siber olgunluk seviyesinin birlikte yükseltilebileceğini vurguladı.
Upstream ne sunuyor?
Upstream, bağlantılı araçlar ve akıllı mobilite ekosistemi için geliştirilen bulut tabanlı, yapay zekâ destekli bir siber güvenlik platformu sunuyor. Şirket; tehdit tespiti ve müdahale (XDR), API güvenliği, tehdit istihbaratı, SOC hizmetleri ve dayanıklılık çözümleriyle OEM’lere uçtan uca destek sağlamayı hedefliyor.
Upstream; Renault–Nissan–Mitsubishi ittifakının yatırım kolu Alliance Ventures, Volvo Group, BMW, Hyundai, Salesforce Ventures ve Cisco Investments gibi güçlü isimler tarafından destekleniyor.
Piston Kafalar Yorumu – Editör Notu


