Ford, Araçlarını Dünyanın En Yüksek Yanardağında Test Etti! Sonuçlar Mühendisleri Bile Şaşırttı

Yazan: admin
0 yorum

Ford, Ranger Raptor, Expedition Tremor ve Everest modellerini Şili’deki Ojos del Salado Yanardağı’nda yaklaşık 5.900 metre yükseklikte test etti. İşte zorlu mühendislik çalışmasının detayları.

Ford, Ranger Raptor, Expedition ve Everest modellerini Şili’deki Ojos del Salado Yanardağı’nda zorlu irtifa testine çıkardı.

Otomobil üreticileri yeni modellerini laboratuvarlarda ve test pistlerinde geliştiriyor. Ancak bazı dayanıklılık testleri var ki, bunlar standart mühendislik süreçlerinin çok ötesine geçiyor. Ford da bu kez Ranger Raptor, Expedition Tremor ve Everest modellerini dünyanın en yüksek aktif yanardağlarından biri olan Şili’deki Ojos del Salado bölgesine götürerek sınırlarını gerçek doğa koşullarında test etti.

Testlerin amacı yalnızca araçların performansını ölçmek değil, aşırı irtifa ve düşük oksijen seviyelerinde motor, elektronik sistemler ve dört tekerlekten çekiş altyapısının nasıl çalıştığını doğrulamaktı.

📲 Artık Haberler Size Gelsin
PistonKafalar’ın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler anında cebinize düşsün.

Otomobil & Motosiklet Akışı (Hızlı Bildirimler) | KatılWhatsApp
YouTube Test Sürüşleri & İncelemeler | İzleYouTube

📩 İşbirliği ve reklam teklifleri için:
info@pistonkafalar.com üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yaklaşık 6 bin metre yüksekliğe ulaştılar

Ford mühendisleri, normal geliştirme sürecinde ABD’nin Colorado eyaletindeki yaklaşık 4.300 metre rakıma sahip test bölgelerinde çalışmalar gerçekleştiriyor. Ancak Ojos del Salado rotasında araçlar yaklaşık 5.900 metre yüksekliğe kadar çıkarıldı.

Bu irtifa, atmosferdeki oksijen seviyesinin ciddi oranda düştüğü ve içten yanmalı motorlar için en zorlu çalışma ortamlarından biri olarak kabul ediliyor.

Ranger Raptor en zorlu görevi üstlendi

Testlerde en dikkat çeken model ise 3.0 litrelik EcoBoost V6 motora sahip Ford Ranger Raptor oldu.

Araç, yaklaşık 5.900 metre yüksekliğe ulaşırken yer yer yüzde 30 eğime sahip kumlu ve kayalık parkurlarda ilerledi. Ford’un paylaştığı verilere göre motor güç üretimini korurken elektronik kontrol sistemleri de tasarım sınırları içerisinde çalışmaya devam etti.

Daha büyük gövdeye sahip Expedition Tremor ise yaklaşık 5.765 metre yüksekliğe kadar tırmanmayı başardı.

Soğuk çalıştırma testleri sorunsuz geçti

Mühendislerin özellikle takip ettiği konulardan biri de motorların yüksek irtifada ilk çalıştırma performansıydı.

Araçlar yaklaşık 4.300 metre rakımdaki kamp alanında gece boyunca bekletildikten sonra defalarca çalıştırıldı. Bununla da yetinilmeyerek bazı çalıştırmalar 5.600-5.900 metre aralığında tekrarlandı.

Ford’un açıkladığı sonuçlara göre test filosundaki hiçbir araçta ilk çalıştırma problemi yaşanmadı.

Turbo motor teknolojisi fark yarattı

Yüksek rakımlarda atmosfer basıncı düştüğü için atmosferik motorlar ciddi güç kaybı yaşayabiliyor. Ford mühendisleri ise EcoBoost turbo beslemeli motorların bu noktada önemli avantaj sağladığını belirtiyor.

Turbo sistemi, düşük yoğunluklu havayı sıkıştırarak motora gönderebildiği için yüksek irtifada da performansın korunmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda elektronik motor yönetim sistemi turbo basıncını sürekli kontrol ederek motorun güvenli çalışma sınırlarını koruyor.

Guinness Dünya Rekoru denemesine de destek verdi

Bu zorlu test yalnızca mühendislik çalışmasıyla sınırlı kalmadı.

Araçlar, Ojos del Salado zirvesinden deniz seviyesine kadar gerçekleştirilen “World’s Highest Marathon” organizasyonunda görev alan sporculara ve destek ekiplerine lojistik destek sağladı.

Ford mühendisleri, test boyunca araçlardan elde edilen tüm verileri kayıt altına alarak daha önce laboratuvar ortamında elde edilen sonuçlarla karşılaştırdı. Açıklanan verilere göre gerçek kullanım koşullarındaki sonuçlar, simülasyon çalışmalarını büyük ölçüde doğruladı.

Ford markasının Türkiye’de satılan modellerine ve en güncel fiyat listesine Ford Türkiye Resmi Web Sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Piston Kafalar Yorumu – Editör Notu

Elif ÇINAR

Laboratuvar testleri bir otomobilin sınırlarını belirlemek için önemli olsa da, gerçek dünya koşulları her zaman farklı senaryolar ortaya çıkarabiliyor. Ford’un Ojos del Salado gibi yaklaşık 6 bin metre rakıma ulaşan ekstrem bir bölgede gerçekleştirdiği bu çalışma, yalnızca dayanıklılık gösterisi değil; motor yönetim sistemleri, turbo teknolojisi ve elektronik altyapının gerçek kullanım şartlarında nasıl davrandığını görmek açısından da dikkat çekici bir mühendislik testi olarak öne çıkıyor.

Okuyucular Bunları da Merak Etti 👇



İlgili Yazılar

Yorum Bırakın