shadow

SÜPER Bİ’ŞEY…

Hani bahsetmiştim. Birkaç hafta önce bir dalgınlık anında şoför yanı koltuk camını nasıl açık unutup,

-içinde telefonumla – çantamı nasıl “Bay hırsız”a hediye ettiğimi…

Bu dalgınlık dönemi, balık burcumdan kaynaklanan balık hafızamdan mı, yoksa hakikaten kafada dolaşan kuyruksuz tilkilerden mi kaynaklanmakta ben de bilemiyorum. Bildiğim bir şey varsa; bu dönem tam gaz sürüp gitmekte…

Tam da bu noktada bir şoför arkadaşım “Hakan”, bana bir aparattan bahsetti.Gerçekten mesleği şoförlük olduğu ve yıllarını yollarda geçirdiği ve arabaların dilinden çok iyi anladığı için söz dinledim. Yoksa bende araçları fabrika çıkışında tutmak gibi bir saplantı var. Ekstradan eklenecek bir tek malzeme beni nedense rahatsız eder. Ama bu sefer beni zayıf yerimden ve hala yasını tuttuğum giden çantamdan yakalayınca karşı koymadım.

Bu benimki gibi  yüksek segmentte olmayan ve dolayısıyla  “bızzt… bızzt…” diye kendi camını bacasını kapayamayan orta segment araçlar için düşünülmüş.

Şimdi şöyle oluyor.. Aracın cam tesisatına bu cihaz takılıyor. Sonra siz dalgınca, arabadan iniyor ve camı açık unutuyorsunuz. Sizin kapıyı kilitlemenizin ardından cam “bızzzt…” diye kendiliğinden kapanıyor. 4 camı birden mi açık unuttunuz? Hmm.. Sorun yok! Sağ yan camdan başlayarak sırayla hepsini kapatıyor. Hoş değil mi? Adamlar yapmış abi! 🙂

Biraz daha detay vereceğim  dinlediğim kadarıyla.. Bu aparat için iki yan ürün daha ihtiyaç dahilinde.. Termik ya da role.. Ama termik tercih sebebi…  Çünkü bu aparat role ile kullanıldığında; role camı daha kısa zamanda kapatıyor fakat kapandığında 2-3 sn. daha motoru zorlamaya devam ediyor. Bu da motorun bozulmasına sebep oluyor.

Role yerine termik takılırsa belki 2 sn daha geç kapanıyor cam fakat, cam oturunca motor elektriği kesiliyor ve böylece motor korunmuş oluyor.

Maliyeti de 100 TL.

E benim giden çantamdaki telefon + parfüm + deri çantayı toplamının onda birinden az .
Değdi mi? Değdi…

Benim gibi balık hafızalılara şiddetle tavsiye edilir.

*************************************************************************************************************************

Not: Bu arada Hakan acelesi olmasaymış, arabayı da yıkatacağını  söyledi.

Ben de ekte, neden arabayı pis tutmaya çalıştığımı (?!!) gösteren resimler ekledim.

Valla billa herşey “sanat aşkı”ndan 🙂

Kirli araba camlarını tuvale dönüştüren bu sanatçının adı Scott Wade.. Muhteşem bir koleksiyonu var. Atatürk portresi de yapan sanatçı, kalıcı olmadığı halde yapmaktan vazgeçmediği eserlerine ortalama dörder saat ayırıyor. 

Arzu KARAKOÇ
Power Medya Grubu

Yazar

Editör

Paylaş

shadow

Diğer Yazılar