shadow

Tüm dünyada satılan her üç BMW’den biri şu anda akıllı BMW xDrive dört çeker sistemiyle donatılıyor. BMW’nin bu segmentteki başarısına, her zaman popüler olan BMW X modellerinin yanı sıra BMW 1 Serisi’nden BMW 7 Serisi’ne kadar diğer model serilerini temel alan dört çeker modelleri de katkıda bulundu. Bu model serilerinde geniş motor versiyonlarında kapsamlı AWD modelleri seçeneği sunuluyor.

Odak noktası: Çekiş ve sürüş dinamiği
BMW’nin dört çeker pazarına ilk girişi 1985 Frankfurt Otomobil Fuarında (IAA) BMW 325i “Allrad” modelinin tanıtılmasıyla oldu. Dışarıdan bakıldığında bu yeni üye içerisindeki cevheri hemen göstermedi, bu yüzden gazeteciler test sürüşüne çıkardığında performansı şaşırtıcının da ötesindeydi. Bu ilk BMW dört çeker sistemi yüzeyi kaplanmış yollarda ve olumsuz hava koşullarında çekişi artırmanın yanı sıra virajlarda daha dinamik bir yol tutuşu sağladı. İlk tanıtımdan kısa süre sonra Alman otomobil dergisi Auto Zeitung‘un test uzmanlarının kararı “Yol tutuşu söz konusu olduğunda yeni BMW bu işin yeni şampiyonu” ifadesi oldu.

Bugün akıllı BMW xDrive dört çeker sistemi tipik BMW sürüş dinamiklerini yeni seviyelere taşıyor. Bu sistemin mevcut nesli, mevcut sürüş durumunun izlenmesi ve güvenilir şekilde algılanmasıyla xDrive’ın her zaman mümkün olan en erken anda uygun tepkiyi vermesini sağlayan Entegre Yürüyen Aksam Yönetimi (ICM) sistemi tarafından kontrol ediliyor. Müdahale tamamen BMW xDrive veya Dinamik Denge Kontrolü (DSC) veya Dinamik Performans Kontrolü (DPC) ile birlikte xDrive tarafından gerçekleştirilebilir. Bunun sonucunda elde edilen sürüş gücü dağılımının hızlı ve hassas kontrolü, son derece dinamik viraj dönüş manevrası sırasında bile tipik BMW yol tutuş karakterini sunuyor.

Dört çeker sistemi tipik BMW arkadan itiş karakterine yönelik. Yani dört çeker modellerde tahrik kuvvetinin büyük çoğunluğu normal sürüş koşulları altında bile arka tekerleklere yönlendiriliyor. Bu durum neredeyse hiç savrulma olmaksızın tipik BMW hassas direksiyon hakimiyeti tepkisini koruyor. Son nesil BMW xDrive sistemleri keskin içe dönüş ve yüksek çekiş dengesi açısından otomobil bir viraja girer girmez arka tekerleklere aktarılan güç miktarını artırmaya başlıyor ve simge haline gelen BMW sürüş keyfini daha da artırıyor.

BMW dört çeker teknolojisi: 1985’ten beri süregelen evrim. 1985 BMW 325i “Allrad” modelindeki dört çeker sistemi tahrik gücünü ön ve arka tekerlekler arasında 37/63 oranında paylaştırıyordu. Visko transfer kutusundaki kilitler ve arka diferansiyel tekerlek hızı farklılıklarına tepki olarak çekişi ve dengeyi artırmak üzere ön ve arka tekerlekler arasında neredeyse rijit bir bağlantı sağlayabilme kapasitesine sahipti. Bu modelin adı kısa süre sonra BMW 325iX olarak değiştirildi ve 1988’den itibaren bir “touring” versiyonu da sunuldu (E46 serisi dahil olmak üzere bu seriye kadar küçük harfli olarak kullanıldı).

1991: BMW 525iX.
Üç yıl geçtikten sonra dört çeker sistemi BMW tarafından BMW 5 Serisi’ne de uygulandı. İlk kez olmak üzere güç paylaşımı artık elektronik olarak kontrol ediliyordu. Yeni geliştirilen sistem varsayılan 36:64 oranında, sürüş koşullarıyla paralel olarak kesintisiz ve otomatik olarak ön/arka güç paylaşımına izin veren çok plakalı kavrama özelliğine sahipti. Başlangıçta arka aks için hidrolik olarak kontrol edilen bir çok plakalı kavrama kullanıldı ancak bu daha sonra elektronik olarak kontrol edilen seçimli fren müdahalesi ile yer değiştirdi. Sistem fren durumu, motor devri ve gaz kelebeği konumu hakkında bilgilerle desteklenerek, sürüş durumunu Anti-Blokaj Fren Sisteminden gelen tekerlek hızı sinyallerini kullanarak izliyordu.

Başından itibaren BMW 525iX’in dört çeker sistemi farklı bir sınıfta yer aldı. Elektronik kontrol sitemi çok hızlı ve hassas bir tepki vererek, yağmur veya kar gibi zorlu sürüş koşullarında güvenli, nötr bir yol tutuşu karakteri sundu. BMW 5 Serisi’nde sunulan ilk dört çeker modeller de Sedan ve touring versiyonları oldu.

1999: Spor Aktivite Aracı (SAV) yeni bir sayfa açıyor
Yeni binyıla doğru ilerlerken BMW’nin son derece yenilikçi otomobil konsepti heyecan verici bir giriş yaptı. İlk Spor Aktivite Aracı (SAV) BMW X5 zamanının diğer tüm arazi otomobilleri arasında benzeri olmayan sürüş dinamikleriyle müşterileri etkiledi. Bunda en büyük katkıyı olağanüstü dört çeker sistemi sağladı. Bir planet dişli sistemi tahrik kuvvetini ön ve arka tekerlekler arasında 38:62 oranında paylaştırırken, DSC (Dinamik Denge Kontrolü), ADB-X (Otomatik Diferansiyel Freni) ve HDC (Yokuş İniş Kontrolü) gibi elektronik kontrol sistemleri de yeni BMW X5’in hem yolda sportif bir karakteri olmasını hem de bozuk yolların zorlu koşullarıyla başa çıkacak şekilde donatılmasını mümkün kıldı.

SAV konseptinin başarıyla piyasaya sunulmasından sonraki yıllarda BMW’de dört çeker sisteminin gelişimindeki hızda herhangi bir düşüş olmadı. Ertesi yıl 2000’de BMW X5’in dört çeker teknolojisinin modele özgü bir versiyonu  BMW 3 Serisi’nin dördüncü nesliyle birlikte sunuldu.

2003: BMW xDrive, BMW X3 ve BMW X5 ile birlikte ilk kez sunuluyor
1999’da BMW X5’in piyasaya sunulmasından dört yıl sonra, BMW bir diğer otomobil segmentinde daha SAV konseptini piyasaya sunarak ivmeyi sürdürdü. Yeni BMW X3, BMW X5’ten daha kompakttı ve çok daha çevik bir kullanım özelliği sunuyordu. Model yeni standartları belirledi ve gelecek yıllar boyunca kendi sınıfındaki tek premium otomobil olarak kaldı.

BMW X3 ve BMW X5 ile aynı yılda piyasaya sunulan yeni geliştirilen BMW xDrive dört çeker sistemi kısa süre sonra AWD segmentinde BMW’nin liderliğinin kapsamını genişletti. Transfer kutusu içerisindeki son derece hızlı hareket eden elektronik çok plakalı kavramayı  temel alan xDrive, tahrik kuvvetini mevcut sürüş durumuna göre sürekli olarak uyarlamak üzere Dinamik Denge Kontrolü sistemi (DSC) ile paralel çalışıyordu. Tekerlek  hızına ek olarak elektronik kumanda sistemi ilk kez direksiyon açısı, gaz pedalı konumu ve yanal hızlanma gibi Dinamik Denge Kontrolü verilerini de dikkate alıyordu. Bu özelliği BMW xDrive’ı dünyanın ilk ve hala tek “akıllı” dört çeker sistemi yaptı. Yalnızca en az tek bir tekerlek patinaj yaparken tepki veren geleneksel dört çeker sistemlerinin aksine xDrive ilk işaretleri gördüğünde önden ve arkadan savrulma riskini tespit edebiliyor ve tahrik kuvveti akışını tekrar yönlendirerek durumu proaktif olarak düzeltiyordu.

Sonraki yıllarda BMW xDrive akıllı dört çeker sistemi X modellerinin yanı sıra BMW 3 ve 5 Serisi Sedan ve Touring modellerinin xDrive versiyonlarına da uygulandı. 2010’da BMW X3’ün ikinci nesli tanıtıldığında bu seriden dünya çapında 600.000 adet satış yapılmıştı. Bundan kısa süre önce de 2006’da ikinci nesline giren BMW X5’in satışları da bir milyon seviyesine ulaştı.

2008: Dinamik Performans Kontrolü ve hibrit motorlu SAC
İki Spor Aktivite Aracı ilgili segmentlerde yerlerini sağlamlaştırdıktan sonra BMW 2007’de dünyanın ilk Spor Aktivite Coupé otomobilinin tanıtımına girişti. Frankfurt Otomobil Fuarında (IAA) tanıtılan yeni BMW X6, BMW X modellerinin tipik dinamik karakterini yeni bir seviyeye çıkardı. Akıllı dört çeker sistemi ilk kez viraj dönerken ve hatta ani gaz kelebeği hareketi değişikliklerinde veya aşırı devir sırasında bile benzersiz bir çeviklik ve denge sağlamak üzere tahrik kuvvetini arka tekerlekler arasında paylaştıran Dinamik Performans Kontrolü (DPC) ile bir araya getiriliyordu. 2009’da BMW Active Hybrid X6 BMW xDrive ve hibrit itiş arasında kusursuz bir eşleştirme gerçekleştirdi. Bu esnada aynı yıl BMW GmbH yüksek performanslı spor otomobiller yelpazesine iki özel model daha ekledi. Dinamik Performans Kontrolünü içeren M ayarına sahip BMW xDrive sistemiyle BMW X5 M ve BMW X6 M dört çeker pazarında daha önce bilinmeyen bir performans sundu.

2009 yılında aynı zamanda yeni X modeli BMW X1 de piyasaya sunuldu. Gelecek yıllarda BMW X1 premium kompakt segmentinde kendi türündeki tek otomobil olarak kaldı. Akıllı BMW xDrive sistemi tıpkı yeni BMW X3 (2010) gibi Performans Kontrolü ile bir arada kullanılabiliyordu. Bu sistem aynı anda motor gücünü artırırken virajın içinde kalan tekerleğe fren uygulayarak virajların hızlı ve hassas bir biçimde dönülmesini sağlıyor ve iki modelin de çevik yol tutuşu özelliğini yeni seviyelere taşıyordu.

BMW xDrive’ın diğer model serilerinde de sunulması
BMW X modellerinin istikrarlı ilerleyişine diğer BMW model serilerinde de xDrive versiyonlarının artışı eşlik etti. Viraj dönüşlerinde çevikliği ve hassasiyeti artırmak üzere tasarlanan BMW xDrive gelişmiş bir sürüş deneyimi ve dinamik özelliklerle konforun ideal bir bileşimini sunuyordu. Bu yüzden akıllı tahrik teknolojisi 2009 yılında BMW 7 Serisi’nde de ilk kez sunulması bunu izledi. 2012 ilkbaharında spor BMW 6 Serisi içinde ilk dört çeker Coupé ve Cabrio modelleri sunuldu. BMW xDrive mevcut BMW 3 ve 5 Serilerinde tercih edilebilirken 2013’ten beri yeni BMW 4 Serisinde Cabrio, Coupé ve Gran Coupé modellerinde de talep edilebiliyor.

İleri  teknoloji
BMW, 2014 yılında BMW X4’ün piyasaya sunulmasıyla premium orta ölçekli otomobil segmentinde de bir şeyleri değiştirmeye başladı. Yeni Spor Aktivite Coupé benzersiz bir sürüş keyfi, sofistike bir stil ve modern kullanışlılığının birleşimini sundu. BMW xDrive ile birlikte standart olarak ve çok geniş çeşitlilikte motor versiyonlarında sunulmaya başlandı. Aynı yıl BMW, BMW X5’in üçüncü neslini, BMW X6’nın ikinci neslini ve iki modelin de M Sport versiyonlarını piyasaya sundu. BMW xDrive aynı zamanda yeni BMW 2 Serisi Active Tourer otomobillerle de ilk kez sunuldu. Bu durum akıllı dört çeker sisteminin yeni önden çekiş formatıyla bir arada sunulduğu ilk BMW olması nedeniyle farklıydı.

2014’te sunulan BMW i8 ile birlikte BMW Group farklı yönlerde, dört çeker sistemine de uzanan cesur bir adım attı. Bu 2+2 koltuklu spor model, gücünü arka tekerlekleri tahrik eden dahili yanmalı motoru ön tekerlekleri tahrik eden bir elektrikli motorla eşleştiren, son derece gelişmiş bir plug-in hibrit sistemden alıyordu.

BMW xDrive BMW eDrive ile geleceğe odaklılık
BMW’nin dört çeker sistemine sahip modelleri mobilitenin geleceğine odaklanmış teknolojik ilerlemeleri sahneye getiriyor. BMW i8’i BMW ana markası tarafından sunulan ilk seri üretim plug-in hibrit model olan BMW X5 xDrive40e’nin uluslararası piyasalara sunulması izledi. Tam zamanlı BMW xDrive dört çeker ve eDrive BMW EfficientDynamics teknolojisi sayesinde bu Spor Aktivite Aracı heyecan verici ve zahmetsiz sportif performansı olağanüstü verimlilikle birleştirdi. Akıllı hibrit güç yönetimi, verimliliği her zaman en üst düzeye çıkarmak üzere içten yanmalı motorun ve elektrikli motorun çalışmasını senkronize ederken sürücünün taleplerine de kusursuz şekilde yanıt veriyor. İki motordan gelen tahrik kuvveti tam zamanlı BMW xDrive akıllı dört çeker sistemi aracılığıyla yola aktarılıyor.

BMW 7 Serisi: BMW xDrive ile bir araya getirilebilen Integral Aktif Direksiyon
Eylül 2015’te BMW 7 serisinin altıncı nesli Frankfurt Otomobil Fuarında (IAA) ilk kez tanıtıldı. Bu son derece lüks BMW modeli her cephede çığır açan yeniliklerin öncülüğünü yapıyor ve Ekim ayındaki piyasa sunumundan itibaren BMW xDrive ile birlikte sunuluyor. Yeni lüks sedan aynı zamanda akıllı dört çeker teknolojisinin arka tekerlekleri pasif şekilde yönlendiren Integral Aktif Direksiyon ile bir arada kullanılabileceği ilk model olacak.

Yazar

Editör

Paylaş

shadow