|
O emisyon salınımlı modeller üzerinde yoğunlaşan Renault’un Fluence Z.E. modeli Bursa da Oyak Renault Otomobil Fabrikasında diğer Fluence modelleri ile aynı yerde üretilip tüm Dünyaya satılacak. Renault MAİS Genel Müdürü İbrahim Aybar her ne kadar “biz niş pazara hitap etmiyoruz, herkesin satın alabileceği elektrikli bir model piyasaya sunuyoruz” dese de yaklaşık 26 bin Euro (56 bin TL) fiyatıyla aracın ne kadar satış hedeflerine uyup hangi tüketici kesimine hitap edeceğini zaman gösterecek.
Görünüm olarak bazı kozmetik değişiklikler maruz kalan Fluence Z.E. de standart modelden farklı bir stop grubu ve makyajlı farları bulunuyor. Logolar ve göstergelerde mavi renkli işaretler, siyah kaplı aynalar ve ön iki çamurluktaki şarj yerleri mevcut aynı zamanda sürtünme katsayısını minimize etmek için özel tasarlanmış jantları, aerodinamik ön tampon ve difüzörü andıran arka tampon dizaynı nı unutmamak gerek. Güncel Fluence ile aynı iç mekanı paylaşan Fluence Z.E.’de gösterge tablosu içinde devir yerine şarj göstergesi kullanılmış aydınlatma tercihi ise mavi renkten yana.
Diğer benzinli hibrid ya da dizel hibrid alternatiflerinden farklı olarak tamamen elektrik enerjisi ile çalışan Fluence Z.E.’nin motoru 94 Hp’lik güç ve 226 Nm’lik bir torka sahip araç bu gücü direk olarak ön tekerleklere iletmekte. Fluence Z.E.’nin maksimum hızı 130 km/s olarak sınırlandırılmış ve ortalama 160 km’lik bir menzile sahip. Aracın güç kaynağı lityum-iyon pillerin (250 kg) konumu arka aksın üzerinde koltuk arkası olarak belirlenmiş dolayısı ile artan ağırlık ve denge uyumu karşısında ABS ve ESP gibi elektronik güvenlik sistemleri yeniden programlanmış. 4.750 mm’lik uzunluğa sahip Fluence Z.E. lityum-iyon bataryaların konumu gereği içten yanmalı kardeşlerine göre 13 cm’lik bir artış gözlenmekte, bagaj hacmi 300 lt.
Otomobil çalışır ve yürür vaziyette iken 0 emisyon değerinin yanı sıra hiçbir ses çıkartmıyor olması kimi zaman avantaj gibi algılansa da bazı tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Bu konuda Renault mühendisleri yayaların güvenliği açısından suni bir motor sesi yayma konusunda çalışmalarını sürdürüyor.
Herkeste merak uyandıran şarj konusunda ise üç farklı yöntem benimseniyor; birincisi geleneksel evlerimizde kullandığımız elektrik şebekesinden sağlanan kaynak, bu şekilde araç 6 ile 8 saat arasında bataryaları doldurabiliyor. İkinci yöntem ise kurulacak hızlı şarj istasyonları sayesinde 30 dakikada %80 şarj oranı, sonuncusu yani üçüncü yöntem ise batarya değişim istasyonları ile yaklaşık beş dakika gibi kısa bir sürede pillerin değişimi sağlanabilecek. Bilinmesi gereken diğer bir detay ise enerji geri kazanım sistemi sayesinde frenleme esnasında pillerin şarjı sağlanabiliyor aynı zamanda gaz pedalına basılmadığı sürece bataryalardan hiçbir şekilde güç alınmıyor.
Önemli olan diğer bir konu ise elektrikli otomobillerin güvenliği! Renault özel sistemi sayesinde her türlü hava koşulunda ve şartlarda içten yanmalı modeller gibi sistemin güvenli olduğunu söylüyor. Herhangi bir kaza, darbe veya sel gibi olağan dışı durumlarda sistem hem çevre hem de kullanıcı açısından güvenlik tehdidi oluşturmayacak. Kabloların konumu gereği de herhangi bir kesinti yaşanmaması ve risk unsuru oluşturmaması için optimum seviyede önlemler alınmış ve yüzlerce kez test edilmiş. Otomobil sahipleri araçlarının günlük bakımlarını gerçekleştirebileceği gibi maliyetler ve emisyon salınımları konusunda kendilerini pozitif hissedecekleri düşünülüyor.
|