2012 yılına girerken dünya piyasalarında ekonomiden siyasete hayatın her alanında yine büyük değişimler yaşandı peki bu değişimlere paralel otomotiv sektöründe hangi olaylar iz bıraktı dersiniz? Buyurun 2011 yılını sektör bazında birlikte irdeleyelim.
Aslında 2011 yılı otomotiv endüstrisi açısından biraz sancılı geçse de her geçen gün artan üretim ve satış rakamları bu piyasaların ne kadar dinamik bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.
Akıl almaz oranda artan petrol fiyatları ve çevre felaketleri yine büyük bir hızla tüm dünyayı sarstı ve downsizing moda akımı olmaktan çıkarak adeta zorunluluk halini aldı. Konu üzerine Fiat’ın 875 cc’lik motoru yaşananların en somut örneği olabilir. Ayrıca dipnot olarak ekleyelim Fiat’ın 875cc TwinAir 2 silindirli motoru “Engine of the Year” ödülüne hak kazandı üstelik “Yılın Yeşil Motoru” bile seçildi.
Doğu Asya taraflarına baktığımızda ise Japonya’da yaşanan deprem ve ardından gelen tsunami felaketi Toyota, Honda, Nissan ve Subaru gibi dünya devlerinin üretimini büyük çapta sarstı ve binlerce yan sanayi üretim fabrikası çalışamaz hale geldi paralel olarak fiyatlarda artış ve stoklarda sıkıntı yaşandı, durumun Türkiye ye yansıması ise geç teslimat ve bazı uyanık bayilerin fiyatları şişirmesi yine tüketicinin cebini yaktı.
Büyük çırpınışların ardından ayakta kalmayı başarabilen Chrysler’in Fiat çatısı altına girmesi ile Fiat logolu Chrysler 300’ler ile Voyager’lar yollarda gezinmeye başlarken İsveçli Saab’ın kaderi hala akıllarda soru işareti bıraktı ve maalesef bırakmaya da devam ediyor.
Başka bir Asyalı yani Çinli Geely cephesinde ise yaşananlar umut verici, Volvo’yu satın alan Geely şaşılacak derece de atağa kalktı, Emgrand EC7 ile Euro NCAP testinden 4 yıldız alarak tüm dünyayı şaşkına çeviren Geely’nin kazandığı bu dört yıldız belki kabul edilebilir bir sonuç değil fakat önceden 2 yıldız almayı bile başaramayan firma için tartışmasız önemli bir ilerleme. Gelecek dönemler de Volvo tecrübesi ile çok daha başarılı sonuçlara ulaşıp rekabetçi otomobiller üreteceklerinden şüphem yok.
Son olarak yakın zamanda Alman üretici BMW, Japon otomotiv devi Toyota ile dizel ve hibrid teknoloji paylaşımı konusunda mutabakata varıp ortaklık imzaladı. 2014 yılında BMW teknolojisi ile donatılmış Toyota modelleri ve Toyota’nın geliştirdiği hibrid motorların kullanılacağı i8 ve i3 araçları görebileceğiz.
Türkiye penceresinde ise üretim adetleri haricinde çok parlak bir sene yaşanmadı kanaatindeyim en azından tüketiciler açısından fakat bu durum hangi tüketenin umurunda ki? 2011’de benzinin litresi 5TL’ye yaklaştı ve halk durumdan gayet memnun bir şekilde adeta yürümeyi unuttu. Otomobillerden alınan vergi oranları %130’a ulaştı buda yetmezmiş gibi plan projesi yapılmamış hayal ürünü yerli otomobilimiz olacak müjdesi verildi vb. örnekleri çoğaltmak kolay fakat bozulan moralleri yerine getirmek zor, bu sebeple şimdilik bu kadar Türkiye gerçeğini hatırlatmayı yeterli buluyorum.
Türkiye’de Otomobil Dergiciliği
“Otomobil Dergiciliği Bir Kültürdür”
Sıraladığımız birkaç somut ifadelerin ardından hooop Türkiye’de yayınlanan dergiler ve mevcut dergilerin kalitesi konusuna bodoslama dalmak istiyorum çünkü son zamanlarda adil olmayan bazı eleştiri ve övgülerin havalarda uçuştuğunu görüyorum. Konuya kısa bir genelleme yaparak girmek ve okuyanlarımın beyin jimnastiği yapmasını sağlamak yazının genel atmosferi açısından yerinde bir davranış olacak, buyurun hızınızı kesmeden diğer satıra geçelim.
Türkiye’de dergiciliği irdeleyecek olursak çok fazla geçmişe gitmeye lüzum yok en fazla 20 seneden bahsedebiliriz kayda değer o kadar. Newsweek Türkiye gibi bir dergi bile kapanabiliyorsa bu ülkede otomobil dergiciliği ne halde dersiniz acaba?
Hepiniz biliyorsunuz ve takip ediyorsunuz, uzun soluklu yaşamına devam edebilen ve haftalık olarak basılan iki adet otomobil dergisi mevcut, iki ezeli rakip gibi görülen fakat dost dergiler “AutoShow” ve “Otohaber”.
Turkuvaz medya tarafından basılan Otohaber’in direksiyonunda çok sevgili Birkan Demir ÇALIŞKAN varken Doğan Burda tarafından yayınlanan AutoShow’un direksiyonunda ise sevgili Hırant KASAPOĞLU bulunuyor.
Otohaber ve AutoShow dergilerinin başarısını görmezden gelmek hem çalışanlarına hem de isimlerine haksızlık olur diye düşünüyorum, malum okumasını pek sevmeyen bir toplum olduğumuz gerçeğini düşündüğümüzde (sözüm meclisten dışarı yazının bu kısmına kadar geldiysen zaten sen okuyan birisin) resimlerde olmasa hiç satılamayacak. Peki 2011’de bu iki dergide neler yaşandı dersiniz?
Bundan yaklaşık 10 sene önce toplamda 50.000 lere yakın satılan bu dergiler şuanda internetin hızla yayılması, gelişen teknolojik imkanlar ve insanların gün geçtikçe okumaya olan uzaklaşması sebebi ile toplamda 10-12 bin adet ancak satılabiliyor ve değinmek istediğim konunun kaynağı da esas buradan çıkıyor.
Son yıllarda Otohaber dergisi gerek satışlar da gerek kağıt kalitesi ve içerik olarak oldukça iddialı bir çalışma ortaya koyuyor haliyle ve haklı olarak bunun meyvelerini bir numaralı rakibi AutoShow karşısında az da olsa önde satış rakamları ile alıyor. Yaşım kadar sektörde tecrübesi olan Ahmet ÇELİK dahil birçok yazarın acımasız eleştirilerine maruz kalan AutoShow cephesinde ise durum ne dersiniz? Bir elin parmağını geçmeyecek çalışan sayısı ile hatta dergiye ilk göz atanların sadece Murat TOSUN ve Hırant KASAPOĞLU’nun çıkarttığını sanacağı AutoShow iki katı artan boyutu, eskiye nazaran iyileştirilen kağıt kalitesi, değişen günü ile var gücüyle yaşamına devam etmeye çalışıyor.
Her şey güzel ama burada asıl başarı hangisinin? Çok kapsamlı bir o kadar da iddialı bir cevap bulmak gerek aslında. Bana kalırsa Otohaber karşısında kadrosuz yapısı ve ilgisiz internet portalına rağmen AutoShow esas başarılı olan taraf ama derginin Ohannes TATONYAN’ın yerini doldurması ve güncellik konusunda acilen çözüm üretmesi gerek, aksi halde rekabet ortamında kaybolup gideceğini düşünüyorum.
Aylık basılan otomobil dergileri konusuna ise hiç girmek istemiyorum çünkü biliyorum ki birçoğunun burnu gökyüzünü bile aşmış durumda fakat yine de okunulmayı hak ediyorlar.
Sevgili okurlar, bundan böyle yaziyoo yaziyoo dahil birkaç farklı portal üzerinden de biz Piston Kafalar’ı takip edebilirsiniz. Yakın zamanda optimize edilen alt yapımız ve yeni yüzümüz ile görüşmek dileğiyle hoşcakalın.
Akın DAĞYARAN
pistonkafalar.com / Genel Yayın Yönetmeni